hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

27 Mart 2011 Pazar

evliliğimizin 138. 139. ve 140. günleri =) yaz alışverişi =)

Perşembe günü annemlerde kaldığımız için, cuma sabahı oradan işe gidecektik ama bizi sabah sabah gereksiz yere oyalayan adam yüzünden arabamızı parkettiğimiz yerden çıkaramadık.. Sokağın sonu yürüyüş yoluna çıkıyor, bu yüzden arabayla bir yere kadar gidip yolun sonunda kalıyorsunuz, adam da nasılsa çıkmaz sokak diye yolun ortasına bırakmış arabasını, bizimki de yolun kenarında sıkışmış kalmış tabii..

Kimdir nedir onu da bilmiyoruz, sabahın köründe açık 1-2 dükkan vardı Allah'tan onlara sorduk bulduk nerede oturduğunu. Bu arada bir de yanlış zile bastık, kadının biri çıktı bağıra bağıra söylenip bizi rezil etti :) Sevgilim, "Afedersiniz yanlış oldu" dedi, kadın da "Zaten hep yanlış oluyor, hep buraya basıyorsunuz!" dedi :) Halbuki bizim başımıza bu ilk defa gelmişti :)


Her neyse dedik, adamın ziline bastık.. Basıyorum basıyorum bir hareket yok, bir ara sevgilim "Boşver bitanem bırakalım bari arabayı gideriz bir şekilde" bile dedi, o derece umudumuzu kaybettik :)


Ve bir anda o şahıs belirdi kapıda.. Sevgilim, "Merhaba abicim.." dedi, "Afedersin rahatsız ettik" diyecekti ama adam suratımıza bile bakmadı, uykusunu bozduğumuz için bize sayıyor içinden belli!! Yüzü gözü şiş, ters ters hareketlerle bindi arabasına, lutfedip çekildi..

Ben bile sinirlendim, o kadar söylendim ki.. Canım aşkım da "Boşver bitanem sen bana kız, çıkar sinirini" dedi :) Öyle deyince gülesim geldi tabii, sinirim de geçti :)


Cuma akşamı eve gider gitmez yemek yiyip uyumayı düşünüyordum ama işteyken hem bitanemi hem evimi o kadar özlüyorum ki, yatamadım tabii bir türlü :)

Cumartesi ise sabah sevgilim işe gitti, ben de O'nun gitmesiyle erkenden kalktım.. Alışınca haftasonu da uyuyamıyorum tabii..


Öğlen bitanem gelene kadar, Kali'yle oynadım, yine Kali beni izlerken pilates yaptım :) gözlerini ayırmıyor neredeyse 1 buçuk saat boyunca, sonra da temizlik ve yemek :)

Sevgilim gelince, hiç aklımızda yokken, "Hadi Alsancak'a inip alışveriş yapalım" dedik.. Biraz dolanır geliriz derken, akşam saat 10 a doğru döndük eve :)


Oklavadan, tişörtlere, şapkalara, gözlüklere, Kali'nin yemine, balık tutma aletlerine kadar almadık eşya bırakmadık :) "Yok bir daha gelemeyiz, gelmişken herşeyi alalım!" dediğimiz için aldık tabii, yoksa öyle müsriflik derecesinde alışveriş yapmayız :)

Bir de bana koşu ayakkabısı alacaktık ama bir türlü bulamadık.. Pazar günü bakacaktık ama gece geç uyuyunca, sabah sabah da mutfağı, banyoyu temizlemeye, çamaşır yıkamaya başlayınca vazgeçtik..


Evde dinleniriz dedik, pazar geleneğine dönüşen balığımızı pişirdik ama dünden çıkardığımız ve akşam geç gelip ertesi güne ertelediğimiz için balık biraz kokmuş gibi geldi bana, bıraktık yiyemedik :)

Sonra pazara indik, burnumuzun dibinde olmasa gider miydim bilmiyorum ama çok seviyorum bu pazarı.. 15 dakikada herşeyi alıp çıktık..


Sonra da ders çalışarak, oyun oynayarak, tembellik yaparak güzel bir pazar geçirdik :) 


Ve bu da alışveri sonrası, "neler almışız bakalım" derken, salonun ortasına tüm eşyaları serdikten sonra, sevgilimin ısrarıyla aldığım gözlüğüm ve şapkamla verdiğim pozum :) Çok eğlendik sahiden :)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder