Cuma günü kardeşim bize gelecekti.. Bitanem de akşamları beni işten aldığı için, üçümüz benim iş yerimin önünde buluşmaya karar verdik. Sen şu saatte çık, sen bu saatte gel derken, yle bir plan yaptık ki, tam sevgilim beni almaya geldiğinde, Tamer'de önümüzde duran otobüsten indi :)
Hava biraz yağmurludu, trafik vardı, eve zar zor gelebildik.. Hemen yemek hazırladık, yedik, tam kalkmaya yakın koltuğun tepesinde gezen Kali beni endişelendirdi, saçlarımın, kulağımın dibinde dolanmaya başlayınca "Isırmasın.." diyerek (!) alayım oradan dedim.. Demez olaydım, elimi uzatmamla debelenmesi bir oldu ve boynuma derince bir çizik attı.. Burada bir kısmı belli ama bir kaç çizik daha var..
Daha önce de kollarıma yapmıştı ama bu nasıl içimi sızlattı anlatamam.. Uzun süre geçmesi acısı ama hemen temizleyince de enfeksiyon oluşmadı çok şükür..
Cumartesi günü de sevgilim işteyken ben de temizlik yapayım dedim.. Tamer'im de yardım edince, bütün evi kaldırdım :) Ama içim nasıl rahat etti anlatamam:)
Bu arada bitanem de işten çıktı ama arabanın bakımı için servise gidince, dışarı çıkma planlarımız iptal oldu tabi..
Yine de sevgilim gelince, Karşıyaka'ya gittik, alışveriş yaptık, Kali'ye yem ve kemişrme taşı aldık :)
Hatta oradayken, gündüz ertelediğimiz kartinge gitmek istedik amane telefonu ne de adresi yanımızda olmayınca gidemedik..
Eve dönerken, evden adresi alıp tekrar çıkmayı düşündük ama ondan da vazgeçtik, çünkü o kadar temizliği altından kalkamayan belim, imdat sinyalleri vermeye başladı :) O bel ağrısıyla, otoparktan eve çıkmayınca "otur oturduğun yerde.." dedim kendime :)
Yine de sevgilim gelince, Karşıyaka'ya gittik, alışveriş yaptık, Kali'ye yem ve kemişrme taşı aldık :)
Hatta oradayken, gündüz ertelediğimiz kartinge gitmek istedik amane telefonu ne de adresi yanımızda olmayınca gidemedik..
Eve dönerken, evden adresi alıp tekrar çıkmayı düşündük ama ondan da vazgeçtik, çünkü o kadar temizliği altından kalkamayan belim, imdat sinyalleri vermeye başladı :) O bel ağrısıyla, otoparktan eve çıkmayınca "otur oturduğun yerde.." dedim kendime :)
Pazar günüyse, bol bol yemek, börek yapıp ders çalıştım :) Sevgilim ve canım kardeşim ise saatlerce PES oynadılar.. Bir de o kadar heyecanlılar ki, durup durup bir bağırıyorlar, aklımı çıkarıyorlar :) :)
Ben de bir yandan Kali'yle oynayıp, bir yandan onları izleyip çoook gülüp, bir yandan çalıştım :) Kali'yle oynamaktan çok, paramparça ettiği notlarımın parçalarını ağzından çıkarmaya çalıştım :)
Ben de bir yandan Kali'yle oynayıp, bir yandan onları izleyip çoook gülüp, bir yandan çalıştım :) Kali'yle oynamaktan çok, paramparça ettiği notlarımın parçalarını ağzından çıkarmaya çalıştım :)
Bu arada daha resimler, videolar da var ama blogspot hala kapalı olduğu için, sadece arada bir açıldığı için ve şu anda bunlardan biri olduğu için yüklemeye cesaret edemiyorum.. Yani "açılmışken hızlı hızlı yapıp kaydedeyim" derdindeyim şu anda malesef.. Onlar da bu saçmalık geçince inşallah..
Ama şimdilik bu resmin burada olması lazım, pazar akşamı hepimizin halini en iyi anlatan resim bu.. Baba kucağında yorgunluktan uyuklayan Kali :) ve aslında hepimizin o anki hali.. :)
Ama şimdilik bu resmin burada olması lazım, pazar akşamı hepimizin halini en iyi anlatan resim bu.. Baba kucağında yorgunluktan uyuklayan Kali :) ve aslında hepimizin o anki hali.. :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder