hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

3 Mart 2011 Perşembe

evlilğimizin 116. günü :) Hayatı bloglamaya devam :)

Benim DNS ayarlarımdan mı, yoksa Google Blogger'ın IP değiştirmesinden mi bilmiyorum ama arasıra açabiliyorum blogumu, ama arasıra! :)

Bugün bir hayli koşuşturmalı geçti.. Daha işten eve dönerken arabada yapmaya başladık planlarımızı.. Tüm haftasonu annemlere ev taşımada yardım ettiğimiz için, kendi evimizle ilgilenemedik doğal olarak.. O yüzden yapılacak bir sürü iş bizi bekliyordu..


Eve gider gitmez de başladık.. Bu arada evde yemek de vardı ama sevgilim dışarıdan söylemek isteyince, bir de bunu böyle masum masum, sessiz sessiz isteyince "tamam" dedim :) O da ardından "duygu sömürüsü yapmıştım ama" dedi :) "biliyorum zaten" dedim :)


Neyse yemek gelene kadar ben hemen çamaşırları makinaya atıp, eve süpürmeye başladım :) Bir de işten gelir gelmez! Nereden bulduysak enerjiyi :) Canım aşkım da, arabanın müzik sistemini monte etmekle uğraşıyordu.. Çalışma odamıza, "tezgahı sermiş!" başını kaldırmadan çalışmaya başladı :)


Sonuç olarak ev süpürüldü, temizlendi, 3 makina çamaşır yıkandı ve ortalık toplandı.. Tabii o kadar çamaşırın hepsini birden kurutabilmek mümkün değildi, nereye assak diye evin içinde gezinmeye başladık :)


Balkona da asamıyoruz, korkuyorum ben :) Çünkü bir keresinde asmaya çalışmak gibi bir hata yapmıştım, üstelik sadece tek bir tişörttü asacağım :) Attım ipe, mandalı tutturdum, arkamı döndüm, "çat" diye bir ses :) Rüzgardan mandal kırıldı, benim tişört de 9. kattan havalandı ama nasıl gidiyor deli gibi :) Uçtu, savruldu otobüs durağının dibinde durdu :)


Önce etrafıma göz gezdirdim, baktım kimse yok, sakin sakin girdim içeriye :) Gidip alacak halim yoktu tabii :) :)


Herneyse durum böyle olunca biz de ip gerip asalım dedik.. Çalışma odamızın iki balkonu var ve kapıları karşılıklı, yer güzel ama ip yok! :) Evi talan ettik bulamıyoruz. En son çare bulduğumuz ipleri birbirine bağladık, son 1 metre daha lazım ama yok işte :) Baktım olmayacak o anda aklıma gelen daha doğrusu bir anda gözüme takılan tek şey, gelinlik çantamın ipi oldu :) Sevgilim "olmaz bitanem yazık olur, yapma" dese de, o yorgunlukta, bir an önce bitsin diye çıkardım bağladım çanta askısını :) Şimdi üzerinde çamaşırlar asılı ama yapacak birşey yoktu :)


Bugünün en enteresan olayı ise, şu fotoğraftaki adamdı:) 
 

Kapalı bir kamyonetin kasasında, ayakta.. Bu şekilde ne kadar yol gitti hayret ettik :) Üstelik bu yollar sürekli yokuş çıkılan, benim arabanın içinde otururken bile tedirgin olduğum yollar :)

İkinci "üstelik" ise adam elinde cep telefonu, yokuş mu çıkıyor, çukurda mı sarsılıyor hiç umrunda değil :) Dengesine hayran kaldık :)

Bir de ben bu fotoğrafı çekeceğim diye, sevgilim arabanın dibine kadar yaklaşınca, adama da yakalandık :) "Dur dur rezil olduk adam bakıyor" dedim :) Allah'tan kızmadı :) Ama benim için güzel eğlence oldu onun fotoğraflarını çekmek :) :)  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder