hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

3 Mart 2011 Perşembe

evliliğimizin 115. günü.. yeni ev kutlaması :)

Bu yazıyı yazmak için 3 saat uğraşmış olsam da!, muhtemelen benden başka kimse okuyamayacak olsa da, her an keyfe keder silinebilme olasılığı (ki bence tehtidi!) olsa da, hatta yayınlayamama ihtimalim bile olsa yazıyorum işte..

Ve gülüyorum halimize :) Çünkü her yerde herkes bangır bangır;

- DNS ayarlarınızı değiştirin,
- XTunnel'leri deneyin,
- Önbellekten girin,
- Blogu dışa aktarın....

Diye çırpınıp duruyor!

Yapılacak şey çok belli aslında da, o da ha deyine olmuyor!..

Herneyse, şu anda ben bu yazıyı DNS ayarları değiştirilmiş bağlantım sayesinde blogpot üzerinden yazabiliyorum, ancak okunabilir duruma gelmesi için bir de wordpress'e aktardım ki muhtemelen şu anda bu yazıyı okuyabiliyorsanız buradan erişmektesiniz..

Ve, günümüzü yazmaya gelirsek.. Annemlerin ev satın aldığından bahsetmiştim, dün de bütün tapu, alım satım, işlemleri gerçekleşti.. Şükürer olsun artık evin gerçek sahipleri oldular :)

Biz de iş çıkışında annemlere "hayırlı olsun"'a gittik :) Çok güzel bir akşamdı, her zamanki gibi yine çok güldük.. Benim küçüklüğümden, sevgilimin, canım babamın anılarından bahsedip eğlendik :)

"Biraz sonra, biraz sonra" derken de epey bir geç oldu biz çıkana kadar.. Yolda da o kadar uykumuz vardı ki, uyumayalım diye, yüksek seste, saçma saçma şarkılar açıp dinledik..

Yine ben bir ara sızar gibi oldum, ama ben uyurum da bitanem de uyur diye ayıldım hemen :) Bari fotoğraf çekeyim dedim, aşağıdaki güzellikler çıktı ortaya :) Eğri büğrü, dalga dalga çıktıkça fotoğraflar, daha çok eğlendim :) :) Tabi uykulu olmanın da etkileri bunlar, yoksa yaptığım olağanüstü birşey değil elbet! :)

Bir de tam eve yaklaşmışken, otoban çıkışında o geç saatte çok ıssız bir yoldan geçiyorduk, arabadan sesler gelmeye başladı, birden yavaşladı, sevgilim bana dönüp;
"neden böyle yaptı şimdi bu?" dedi!

Bunların hepsi birkaç saniye içinde oldu ve ben bu zaman zarfı içinde önce şöyle bir etrafıma baktım, sonra hemen ne yaparız, kimi ararız, arabada nasıl bekleriz, dışarıya çıkarsak ya da çıkmasak bile ya kötü adamlar bize zarar verirse, ya arkadan hızla bir araba gelir de bize çarparsa! diye düşündüm :)

Yüzümdeki bu 2 saniyelik bile korkuya dayanamayan sevgilim gülmeye başladı :) "korma bitanem korkma ben yaptım" dedi :) Sağ koluna birkaç defa vurduğumu hatırlıyorum :) O kadar kortum ki.. "çok kötüsün nasıl korktum neden yaptın!" diye söylenirken "yerim ben seni yaa" :) diyordu sevgilim :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder