Bugün biraz yoğun geçti aslında.. İşten çıkınca benim Karşıyaka'da işim vardı, üstelik randevuluydu ve yetişemeyeceğim diye korkuyordum..
Normalde sevgilim işten çıkıyor, beni alıyor ve eve gidiyoruz ama bu şekilde bitanem uzunca bit yolu gelmiş ve geri dönmüş oluyor. Bu da zaman kaybına yol açtığı için, ben sevgilimin iş yerinin yakınlarına gitmeye karar verdim..
Böyle olunca da randevumdan 50 dakika önce varmış olduk :) Yine de şansımı deneyeyim dedim, gerçekten de şansım varmış! Benden önceki zaten iptal olmuş, beni onun yerine aldılar :)
İşimizi halledince eve dönmek yerine gelmişken yemek yiyelim dedik.. Ama ne yemek! Ben önce koca bir tabak mantı, ardından hamburger yemeğe niyetlendim :) Yedim de aslında ama double olan hambugeri tek burger çevirdim, artan tavuk ise sevgilimin ekmeğine girince, double burgeri triple burger olarak denedik :)
Önce biraz zorlasa da olmadı tabi :) O kadar da büyük ağızlı değilmiş canım aşkım :) :)
Bir yandan tıkınıyoruz böyle, bir yandan da bakıyoruz etrafa, bizi kameraya çekiyorlarsa rezil olduk kesin! diye :) Çok komikti :)
Yemeğin ardından biraz dolanalım dedik, D&R, Teknosa bakındık.. Ben uzun zamandır aradığım kulaklığı aldım, galiba bir dahaki gidişte de 2000 parçalı puzzlelardan alacağız..
Bir de ben Teknosa da kendimi kaybettim o kadar teknolojik aleti görünce :) Ondan alalım, bundan alalım derken bir ara bağıra bağıra konuşmaya başlamışım :) Sevgilim beni öpüp, "tamam bitanem neden bağırıyorsun :) " diye gülmeye başlayınca utandım biraz :)
Eve gelirken de gülme krizleri içindeydim resmen :) Ben arabayı kullanırken, bitanem yanımda şarkı söyleyip, küçücük yerde dans etmeye başlayınca yola mı bakacağım, O'na bakacağım şaşırdım :) :) Attığım kahkahanın haddi hesabı yok :)
Eve girince de tabi hemen Kali'ye koştum :) Bu aralar nasıl haylaz anlatamam.. Herşeyi yemeğe başladı :) Geçenlerde ben onun fotoğrafını çekmeye çalışırken, "kırt" diye bir ses geldi :) Bir baktım yemiş makinanın ipini :)
Dün de farkettik ki, önceki gece netbook kablosunu kemirmiş! Ama nasıl kemirme, tellerine kadar parçalamış.. Şimdi gözümüz üzerinde, çok zor bir durum.. O kadar otlar, kemirme taşları aldık, hala eşyalara göz dikiyor..
Gece de uzun uzun araştırdık, meğer ne kadartavşan besleyen varmış :) Çok zevkliydi okuması..
Ama şimdi gözüm korkmadı değil, bakalım büyünce ne yapacak.. Şimdiden bizi bile ısırmaya başladı :)
Normalde sevgilim işten çıkıyor, beni alıyor ve eve gidiyoruz ama bu şekilde bitanem uzunca bit yolu gelmiş ve geri dönmüş oluyor. Bu da zaman kaybına yol açtığı için, ben sevgilimin iş yerinin yakınlarına gitmeye karar verdim..
Böyle olunca da randevumdan 50 dakika önce varmış olduk :) Yine de şansımı deneyeyim dedim, gerçekten de şansım varmış! Benden önceki zaten iptal olmuş, beni onun yerine aldılar :)
İşimizi halledince eve dönmek yerine gelmişken yemek yiyelim dedik.. Ama ne yemek! Ben önce koca bir tabak mantı, ardından hamburger yemeğe niyetlendim :) Yedim de aslında ama double olan hambugeri tek burger çevirdim, artan tavuk ise sevgilimin ekmeğine girince, double burgeri triple burger olarak denedik :)
Önce biraz zorlasa da olmadı tabi :) O kadar da büyük ağızlı değilmiş canım aşkım :) :)
Bir yandan tıkınıyoruz böyle, bir yandan da bakıyoruz etrafa, bizi kameraya çekiyorlarsa rezil olduk kesin! diye :) Çok komikti :)
Yemeğin ardından biraz dolanalım dedik, D&R, Teknosa bakındık.. Ben uzun zamandır aradığım kulaklığı aldım, galiba bir dahaki gidişte de 2000 parçalı puzzlelardan alacağız..
Bir de ben Teknosa da kendimi kaybettim o kadar teknolojik aleti görünce :) Ondan alalım, bundan alalım derken bir ara bağıra bağıra konuşmaya başlamışım :) Sevgilim beni öpüp, "tamam bitanem neden bağırıyorsun :) " diye gülmeye başlayınca utandım biraz :)
Eve gelirken de gülme krizleri içindeydim resmen :) Ben arabayı kullanırken, bitanem yanımda şarkı söyleyip, küçücük yerde dans etmeye başlayınca yola mı bakacağım, O'na bakacağım şaşırdım :) :) Attığım kahkahanın haddi hesabı yok :)
Eve girince de tabi hemen Kali'ye koştum :) Bu aralar nasıl haylaz anlatamam.. Herşeyi yemeğe başladı :) Geçenlerde ben onun fotoğrafını çekmeye çalışırken, "kırt" diye bir ses geldi :) Bir baktım yemiş makinanın ipini :)
Dün de farkettik ki, önceki gece netbook kablosunu kemirmiş! Ama nasıl kemirme, tellerine kadar parçalamış.. Şimdi gözümüz üzerinde, çok zor bir durum.. O kadar otlar, kemirme taşları aldık, hala eşyalara göz dikiyor..
Gece de uzun uzun araştırdık, meğer ne kadartavşan besleyen varmış :) Çok zevkliydi okuması..
Ama şimdi gözüm korkmadı değil, bakalım büyünce ne yapacak.. Şimdiden bizi bile ısırmaya başladı :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder