hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

13 Mart 2011 Pazar

evliliğimizin 124. 125. ve 126. günleri =) çok eğlendik =)

Cuma günü işten çıktığımda tek istediğim eve gidip uyumaktı J Öyle ki yemek yemek bile gelmiyordu.. Zaten neredeyse öyle de yaptım, erkenden yattık uyuduk J Hatta öyle bir uyumuşum ki, cumartesi sevgilim işe giderken gelip beni öpmesini hayal gibi hatırlıyorum J

Cumartesi ise bitanem işten dönene kadar, vakit temizlik ve Kali’nin peşinden koşmaklar geçti J Nereye gidersem beni takip etmesi, koltuğun altına girip yüreğimi ağzıma getirmesi, o önden gidip ortalığı batırmakla meşgulken elimde el süpürgesi ile peşinden koşmam, açık kapı aralığından sızmaya çalışırken dönüp dönüp bana bakması ve “Kali gel buraya!” dediğimde koşa koşa ayağımın dibine gelmesi, beni takip edecek diye peşimden koşarken koridoru patinaj çekerek dönmesi J çok maceralı, eğlenceliydi J

Bir de cumartesi günü arabaya aldığımız teybi taktırmak için sevgilim Balçova’ya gitti, gitmişken de Tamer’i bize getirdi.. Bir de yine cumartesi akşamı Melih ve Burçin ile görüştük.. Hava bayağı soğuktu bana göre, dondum hatta J ama güzel bir akşamdı..

İnciraltı’ndaydık, hem hasret giderdik hem çok eğlendik J Bu sefer fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedik..
Türk kahveleri içilirken.. Benimki elma çayı tabii J

Pamuk şeker! Hmm çok seviyorum bunu! J Zaten ağzım yüzüm şeker olmuş vaziyette yememden de belli J J


Parktan geçip de eğlenmemek olmazdı J Burada sahiden çok eğlendik.. Hatta ben oturduğum salıncaktan kalkmadım J




Ve en çok güldüğümüz anlardan biri J O salıncak kişi de taşırmış! J


Tatlı yemek için yola çıkmışken, soluğu midyeci de aldık! J O ka güzeldi ki J J Ben o kadar çok üşüyünce “arabada yiyelim..” dedim, ve o midye, zaten lezzetliydi ama kahkahalarla, ısınmaya çalışarak, küçücük alanda, habire sevgilimin elinden yere düşürmesi ve arabanın içinde midye aramakla, ellerimiz yağ içinde vıcık vıcık yemekle, sonrasında orayı burayı ellerimizi temizlemeye çalışmakla yiyince kaç kat daha lezzetli oldu anlatamam J

Dönüş yolunda sorduk Melihimize yapmak istediği başka bir şey olup olmadığını ve aldığımız cevap günün en güzel lafıydı, süperdi! J “Altım kuru, ağzım tok! Daha ne isterim ki!” J J Yine kuzen yaptı yapacağını yani J Ve ardından bir sonraki sefer içinse plan yapıp, o zamana kadar vedalaştık şimdilik..  

Pazar günü de biraz fazla uyuyunca gün boyu, özellikle ben, başımızı zor kaldırdık J Sabah güneşi görünce piknik yapmak bile geldi aklımıza ama hava o kadar ısınmadı galiba diye evde geçirmeye karar verdik.. Benim de öyle işime geldi ki aslında J çünkü öğlen uykusuna yattım fark etmeden J

Canım kardeşim bilgisayarda oyun oynuyor, sevgilim kitap okuyor ben de ders çalışıyordum ama bir ara yorulunca uzanayım dedim.. uyuyup kalmışım.. Demir eksikliği uyku yapar da benim de bir hayli uyuyasım varmış bu aralar J
Bir de balık yapacaktık, ben uyurken sevgilim hazırlamaya başlamış bile.. Balıklar fırındayken, “hadi onlar olana kadar pazara gidelim” dedim.. Bir anda olunca alışveriş listesini bile asansörde inerken yaptık J İki adım ötemize Pazar kuruluyor ama bir türlü evde kalamadığımız için kaç haftada bir gidebiliyoruz.. Neyse hemen gidip taze taze her şeyden alıp geldik, bu arada balıklar hazırdı bile..

Yedik içtik derken saat geç olunca Tamer’i de göndermedik, e hal böyle olunca enişte – kayınço oyuna bir daldılar kalkamıyorlar J Şu anda saat 12ye varmak üzere ama sanki yeni oturmuş gibi heyecanlılar J Ben de bir gözüm oradan oraya zıplayıp koşan Kali’de, bir gözüm durup durup bana göz kırpan sevgilimde günlüğümü yazdım işte J

Ve bu da şu anda bana rahat vermeyen, kucağımda oradan oraya atlayan Kali! J


Artık o kadar hareketli ki sabit duran bir fotoğrafını çekemiyoruz J Anca işte böyle masaların altında gizlenmişken yakalanıyor J J



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder