Bu akşam annemlere gidecektik, gitmeden önce de teyzeme uğrayıp onları da alacaktık..
İzmir'de metro çalışmaları yüzünden, daha doğrusu metro kazıları esnasında su borularının patlatılması üzerine kanallarda yenileme çalışmaları yapılması sebebiyle, Hatay yolu aylardır ulaşıma kapalı. (Haber özeti gibi bir cümle oldu farkındayım :) )
Teyzemlere de o yoldan gidiş çok kolaydı ve ben başka yollardan gitmeyi bilmiyorum.. Önce düşündük şuradan gideriz buradan gideriz diye.. Sonra baktık kimi yollar kapalı, kimisi değişmiş, kafamız iyice karıştı :) Sonra sevgilim dedi ki "niye uğraşıyoruz ki GPS'ten bulalım!" :)
Aradık GPS'ten ama çıkan yer alakasız geldi bana ama sevgilim "olsun bitanem yakınlarına varırız en azından" deyince tamam gidelim dedim..
Git git bitmedi yollar.. Sonunda gerçekten çokta ilgisi olmayan bir yere çıktık, üstelik teyzemlerden uzaklaşyorduk artık :) "Yok geri dönmemiz lazım" dedim, döndük tekrar..
İzmir'de metro çalışmaları yüzünden, daha doğrusu metro kazıları esnasında su borularının patlatılması üzerine kanallarda yenileme çalışmaları yapılması sebebiyle, Hatay yolu aylardır ulaşıma kapalı. (Haber özeti gibi bir cümle oldu farkındayım :) )
Teyzemlere de o yoldan gidiş çok kolaydı ve ben başka yollardan gitmeyi bilmiyorum.. Önce düşündük şuradan gideriz buradan gideriz diye.. Sonra baktık kimi yollar kapalı, kimisi değişmiş, kafamız iyice karıştı :) Sonra sevgilim dedi ki "niye uğraşıyoruz ki GPS'ten bulalım!" :)
Aradık GPS'ten ama çıkan yer alakasız geldi bana ama sevgilim "olsun bitanem yakınlarına varırız en azından" deyince tamam gidelim dedim..
Git git bitmedi yollar.. Sonunda gerçekten çokta ilgisi olmayan bir yere çıktık, üstelik teyzemlerden uzaklaşyorduk artık :) "Yok geri dönmemiz lazım" dedim, döndük tekrar..
"Şu sokak mıydı, bu sokak mıydı?" diye konuşmaya başladım ve işin komik tarafı, canım aşkım ağzımdan çıkan her sokağa giriyordu :)
Sonunda hiç bilmediğimiz, ıssız mı ıssız, kapkaranlık sokaklarda kaybolduk! Üstelik labirent gibi yerler, hep aynı yerdeyiz sanki :) Annemi aradım anlattım hemen durumu, bana direkt, "geldiğiniz yere geri dönün" dedi! :)
Çaresiz öyle yaptık, o tarif etti biz gittik :) Tabi teyzemi görür görmez duyduğumuz söz "nerde kaldınız!" :) Ne diyecektim ki!?!
"Teyze bakma işte, kendimi bildim bileli sen burada otuyorsun, hayatımda buraya 8973294629 kere geldim, doğma büyüme İzmir'liyim yine de kayboldum!" :)
Yok yok saklamadım, söyledim yolu bulamadık diye :)
Sonra aldık onları tam herşey bitti derken, ben yine boş boş baktım yollara hiç uyarmadım sevgilimi, O da haliyle girdi yanlış yola :) Yalnız hakkını yiyemem, İstanbul'dan geldi ama benden çok daha iyi öğrendi yolları :) Ama tabi o kadar kayboluşun ardından O'nun da kafası karıştı yanlış yola girdi ve böylece toplamda en fazla 1 saat sürecek yolu (iş yerinden çıkıp, teyzemi alıp, annemlere gidişimizin toplam süresi :) ) 2 saatten fazla bir zamanda tamamladık :)
Ben tabi bu arada diyorum ki sevgilime, "zaten bence kadınlarla erkekler arasında en büyük fark, yol bulma kabiliyeti! Mesela kadınlar geçtiği yerleri unutuyor ama erkekler unutmuyor.. Hatta bak ben bir adam görmüştüm televizyonda, adam dediysem önceden kadınmış, sonradan erkek olmuş! Ona sordular, sence kadın erkek arasındaki en büyük fark nedir diye, " Önceden kolay kolay yer yön bulamazdım ama erkeklik hormonlarım arttırıldıkça yönleri daha kolay bulmaya başladım! " dedi.. Valla bak öyleymiş! " :) :)
Kendimi suçlu hissetmeme çabalarıyla söylüyorum tabii bunları :)
Neyse sonuçta önemli olan, güzel güzel gidip geldik annemlere.. Dönüşte de yine teyzemleri bıraktık ve ben "yine kaybolacağız kesin" desem de kaybolmadan geldik :) Zaten ben teyzemleri bıraktıktan uyudum arabada.. Hatta sadece arabada değil, otoparktan eve çıkana kadar da uyuyordum zaten :) Sonra içeriye girince, Kali'mizi görünce uykum bir anda açıldı tabi :) Sevdik, yemine suyuna baktık.. Sonra baktık saat 1'e geliyor hemen yattık ve ben yine en derin uykularımdan birine daldım tabii :) Ve Kali evimize geldiği ilk günden beri olduğu şekilde sabah "tıkır tıkır, haşır huşur" sessleriyle uyandık! :)
Neyse sonuçta önemli olan, güzel güzel gidip geldik annemlere.. Dönüşte de yine teyzemleri bıraktık ve ben "yine kaybolacağız kesin" desem de kaybolmadan geldik :) Zaten ben teyzemleri bıraktıktan uyudum arabada.. Hatta sadece arabada değil, otoparktan eve çıkana kadar da uyuyordum zaten :) Sonra içeriye girince, Kali'mizi görünce uykum bir anda açıldı tabi :) Sevdik, yemine suyuna baktık.. Sonra baktık saat 1'e geliyor hemen yattık ve ben yine en derin uykularımdan birine daldım tabii :) Ve Kali evimize geldiği ilk günden beri olduğu şekilde sabah "tıkır tıkır, haşır huşur" sessleriyle uyandık! :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder