hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

16 Ocak 2011 Pazar

evliliğimizin 68. 69. ve 70. günleri :) a new hair cut ! :)

Cuma günü, aslında ertesi gün için planladığımız herşeyi yaptık..

Cumartesi günü annemlere gidip haftasonu orada kalmayı düşünüyorduk, ama son anda bir karar değişikliğiyle cuma gününden gittik annemlere..

Önce ben gittim, birkaç saat sonra da canım aşkım geldi..
Eve gittiğimde, anneannem, teyzem, minik kuzenim :) herkes bizdeydi.. Ailenin ilk torunu olunca henüz 3 yaşında olan bile kuzene sahip olabiliyorsun :) Hepsini o kadar çok seviyorum, o kadar özlüyorum ki anlatamam..

O gün evdeki kuzenim, Kader'de 6 yaşında ve beni görür görmez soru bombardımanına başlıyor:


- Sen saçlarını nasıl yapıyorsun ?,
- Neden benim dudaklarım seninki gibi değil?,
- Bak ben elbise giydim, sen neden giymedin? :) :)

Ama onunla en komik diyaloğumuz şuydu bence:


Kader: Özlem! sen evlencek misin?
Ben: Nerden çıktı ki bu şimdi :)
Kader: Annem söyledi evleniyomuşsun!..
Ben: Evet evlenicem ben :)
Kade: E BEN! :S

:) :) :) Öyle bir gülmüştüm ki o gün, herkes de bilir, hala aklımıza geldikçe güleriz.. :)


...

Neyse işte ne zamandır görüşemiştik, herkesle olmasa da bir kısmıyla hasret gidermiş olduk..

Cumartesi sabahı sevgilim işe gitmek için evden çıktı.. aradan biraz zaman geçti.. Canım annem ve canım babam geldiler yanıma :)

Ben hala uyuyordum, bir güzel sarıldık, öpüştük, beraber yattık :) Sonra kalkıp mis kokulu Tamerimin yanına gittim :) Baktım uyuyor.. Deli gibi sarılıp, heryerini sıka sıka, öpmedik yer bırakmadan sevdim! kaçmayı başarana kadar tabii  :)


Hatta o kadar sıkmışım ki, 2 gün kokusu çıkmadı üzerimden :) Canım aşkım beni her kokladığında, "hala Tamerin parfümü geliyor senden :) " dedi :)


Böylece haftasonunu da annemlerle geçirmiş olduk.. Bu arada Melih buradaydı ama görüşemedik, bir sonraki sefere inşallah görüşeceğiz..

Hımm bir de unutmadan şu var :) Annemlerden dönüşte yolda 8-9 yaşlarında bir kız gördük :) Küt saçlı ve "kahküllü"ydü :) Ben de aşkıma:


"Baksana ne kadar tatlı, ben de mi saçlarımı böyle yapsam :) " dedim :) Aslında öylesine çıktı ağzımdan bu söz :) Sonra sevgilim "bitanem o kadar çok yakışır ki!" dedi :)


"Ciddi misin? Şaka mı yaptın?" derken.. Bir anda ben de denemek istedim :)
Bitanem:"Aşkım istersen kuaföre gidip şimdi kestirelim" dedi ama "Yok yaa ben keserim!" dedim :) ve Kestim! :)


Ve şimdiki halim de bu işte:

Görüldüğü gibi fotoğraf yine benim tarafımdan çekilmişti ve her zamanki gibi yamuktur! :) :)

Burada da yetenekli sevgilimin çektiği fotoğraf :)



( Bu arada, yeni doğmuş bebekleri ya da küçük çocukları giydirirler ya erkek mavi, kız pembe :) Nasıl da yakalamışız bu uyumu farkında olmadan :) :) )
E saçım değişince, sevgilimin bana hitabı da değişti :)

Evde artık canım aşkım bana:

- Şşştt küçük kız!
- Kahküllü prenses :)
- Minik prenses :) :)

Ve bunlar gibi birçok "küçük kızlara" seslenme şekilleriyke hitap ediyor :)

Zaten bize eğlence olsun :) Saçımızla başımızda uğraşıp, kendi kendimize eğleniyoruz işte :) :) 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder