hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

12 Mayıs 2011 Perşembe

Evliliğimizin 184.185. Günleri.. İtiraf =)

İtiraf ediyorum; bu aralar yaz(a)mıyor olmamın tek nedeni iş yoğunluğu değil.. Neden bilmiyorum ama şu sıralar biraz uyuşuk, biraz da isteksiz bir haldeyim. Biraz da tedirgin olmaya başladım yazmaktan, içine kapanık yaşamak istiyorum galiba. Bir de aklımda yine birçok şey var, hem çok emin hissettiğim hem de her an vazgeçeceğim de elimden kayıp gidecek diye korktuğum, yapmak istediğim bir sürü şey.. Şimdilik hepsi birer "şey" sadece. O kadar çoklar ki, tek tek ad bile koyamıyorum..

Herşeyi kendim yapmak zorunda olduğum bir hayat.. Bu benim seçimim, ve "kendim"den kastım da sevgilim ve ben.. "Altından kalkabilir miyiz?" diyorum da bazen, altında değiliz ki zaten! Hepsinin üstündeyiz, üstesinden gelmekteyiz evelallah.. Aslına bakarsan, zaten hepsi ufak tefek şeyler. Çünkü herşey o kadar sistematik ki hayatta, sen bazen minicik bir adım atmış olsan kafi geliyor. Zamanla, herşey öyle güzel buluyor ki yolunu..


Şimdi beni bu kadar düşündüren, sadece sabırsızlığım belki de.. Tezcanlılık bazen yorar işte. Hiç birşey yapmasan da, bu yapmıyor oluş yorar.. Bir an önce olmasını istersin çünkü ama zaman gerekir. Beklemek, merak uyandırır, heyecanlandırır, endişelendirir yersizce. Bunların hepsi de yeter zaten ruhunu yormaya..


Ama sonra öyle şeyler olur ki, ne vardı aklında, neyi bekliyordun unutur gidersin o kahkahalarla.. Ben çok şanslıyım biliyor musun günlük. Yüzümü güldüren o kadar çok insan, o kadar çok güzel şey var ki etrafımda..


Mesela bugün.. Yoğun, yorgun bir iş günüydü. Gün içerisinde defalarca, "Bugün de bitecek mi? Bitmeyecek galiba.." dediğimi hatırlıyorum =) Oysa gün bitiverdi, sevgilim gelip beni aldı, yol boyunca hep güldürdü gözlerimin içini =)


Sohbet ettik güldük, şarkı söyledik güldük, sözlerini bilmediğimiz şarkılara söz uydurduk güldük, otoparkta arabadan inmeden sevgilim bana öyle bir sarıldı ki kolum uyuştu, güldüm =) Üzüldü O canım yandı diye, yandı ama çok değildi, gülüyordum yine ben sarılışına =)


Eve girdik, Kali koşa koşa ayaklarıma dolandı, sarıldım, okşadım, sevdim, yerlere yatıp oynadım onunla, çok gülüyordum yine =)


Canım sevgilim bize pizza pişirdi, ben kuruyan çamaşıları topladım ve bu arada öylesine huzurluydum ki, zihnim bomboştu.. Yemekten sonra çok uykumuz var diye, erkenden uyuduk.


Uyumasaydık, ben yine çay hazırlayacaktım bitaneme. Dün akşam hazırlamıştım, elimdeki çayı görünce gözleri doldu canım aşkımın. Anlayamadım önce ama ne kadar şanslı olduğundan bahsetti. Öpücük yağmuruydu sonrası =) Bazen, "o an" lar o kadar değerli oluyor ki, saatlerce plan yapıp, kusursuz diye düşündüğün zamanlardan bile daha unutulmaz yaşanıyor.. O anlar için, tüm anlar için binlere kez şükrediyorum..


Bir de evde olmak çok güzel =) 
 

Baksana Kali bile nasıl yan gelmiş yatıyor =)

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder