hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

28 Aralık 2010 Salı

evliliğimizin 52. günü :) kaşıkların tadına bakmak :)

Bugün, öğle arasında sevgilimle buluşup, beraber yemek yiyecek kadar çok şanslıydım :)

Uzun zamandır aklımızda olan bazı işlerimizi halletmek için az da olsa fırsatımız oldu. Önce işlerimizi bitirdik, sonra da oturup yemek yedik.. Ama bunların hepsi o kadar hızlı oldu ki :)

İşe döneceğimiz için acele acele oradan oraya koşturduk.. Bu arada "koşturduk" derken, gerçek anlamda söylüyorum, çünkü tam biz çıktık yağmur başladı :)

Özellikle otoparka doğru bir koşuşumuz vardı ki, bayağı bir ıslandık :) O kadar ıslandık ama asansöre bindiğimizde, birbirimize bakıp, çok mutlu olmuş bir halde:
" Ne güzel koştuk dimi elele :) " diyebildik :)

Beraber geçirdiğimiz her anı, romantik bir duruma bağlıyoruz galiba biz :)
...
Akşam eve geldiğimizde canım aşkımın biraz işi vardı, bu yüzden O işlerini hallederken ben de yemeği hazırlıyordum ki, bulaşık makinasından yeni çıkardığım bir kaşık ile birşeyin tadına bakmak istedim.. 

Allah'ım o nasıl bir tattı! İyi durulanmamış galiba, böyle bulaşık deterjanı, parlatıcı ve yoğurt tadını aynı anda aldım :)

Şimdi deterjanla parlatıcının tadını nereden biliyorum ben ? :)
 
"Tahmin ediyorum işte :)" 
demek isterdim ama daha önce yanlışlıkla içmişliğim var! :)

Sonra bir de emin olmak için çekmeceden başka bir kaşık aldım tadına bakıyorum :) Çok saçma biliyorum ama yaptım! :)

Hatta bununla da yetinmedim, elimde kaşıkla bitanemin yanına gittim :) O da yazık beni görünce hemen kalktı, "yemek hazır" sanıp mutfağa geliyordu :)

"Dur dur birşey isteyeceğim senden ama biraz saçma" dedim..
"Buyur bitanem" dedi..
"Şu kaşığı yalar mısın?" dedim :)

O ilk bakışı öyle tatlıydı ki :) Durumu anlatınca O da baktı tadına ama nedense normal geldi tadı :)

Tabi benim içime sinmedi hepsini tekrar duruladım.. 

Yemekten sonra da telefon trafiği başlattık:
Önce biz İstanbul'u annemleri aradık,
Sonra "kendi annemleri" aradık, böyle demek çok saçma biliyorum ama aklıma birşey gelmiyor :) 

Bir keresinde de buna benzer olay olmuştu :) Kına alışverişi için çarşıya gidiyorduk, yolda sevgilim aradı. 

"Babam götürüyor bizi" dedim, "Hangi babam?" dedi :)
"Halit babam" demek gelmedi aklıma :)

"Benim babam değil!!" dedim :) hala inanamıyorum kendime nasıl söyledim bunu, arabada herkes koptu tabi :) ama benim gözüm babamda, tabi o da gülüyor :)

Üstüne bir de "yok yani o da benim babam da anla işte" dedim, tüy diktim :) çok komikti :)

Neyse konuyu dağıtmayayım, işte annemle konuştuktan sonra, kardeşimle konuştum,

O sırada Hikmet annemler, annemi aradı arada onların da sesini de duyuyoruz :)

Bir hayli hasret giderildi yani :)

Sonra sözde erken yatacaktık ama bilgisayarımız izin vermedi! Sorun çıkardı sürekli, biz de işleri bitirmeden bırakamadık.. 

Bu arada ben bitanemin işine de göz diktim :) 3D Max öğrenmek istiyorum ne zamandır, sürekli izliyorum Onu.. Böyle giderse, nasipse bir 10 yıl içinde, "iyi kötü" öğrenmiş olurum :) :)

O kadar karmaşık ki, şu anda yapabildiğim tek şey, dosyalara isim verip, "render" tuşuna basabilmek :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder