hikayemiz resmimizin altında.. :)

hikayemiz resmimizin altında.. :)
hikayemiz resmimizin altında.. :)

3 Şubat 2011 Perşembe

evliliğimizin 88. günü :) İçini dökme vakti..

Eveeet, öyle iki arada bir derede vakit bulamadan yazılan postlardan sonra, şöyle içimden geldiğince yazayım artık :)

(Yalnız, tam bu cümleyi yazdım kapı çaldı :) Ama neyse baktım geldim şimdi devam :))

Önce sevgilimden bahsedeyim, dün de dediğim gibi ilk günlerine nazaran iyi durumda. Ama hala burnundaki o anlam veremediğimiz yarık geçmedi, yani kabuk bağlıyor ama iyileşmedi henüz. Kemikler sol tarafından çıkartıldı ama sağ tarafından gözle görülür bir parça yarılmış vaziyette, nedenini cumartesi günü kontrole gittiğimizde öğrenceğiz. Bu arada bitanem ilk defa dışarıya çıkmış olacak.

Hep söylüyorum gün boyu aklım hep Onda. Bir an önce eve gitmek istiyorum, bugün de işlerim o kadar yoğundu ki, telefon çalıyor, birileri geliyor, yazışmalar bekliyor derken nefes alacak vakit bulamadım resmen bir ara :) Sonra, hani olur ya "bir anda" aniden birşey yaparsın, ben de işte aniden ellerimi masadan hızlıca çekerek kalktım yerimden, hemem canım aşkımı aradım.

- Efendim bitanem, dedi,

- Benim aslında şimdi çok ama çok işim var, hiç vaktim de yok, sadece birkaç saniye sesini duymak istedim, dedim hızlı hızlı :)

- Canım aşkım benim, dedi gülmeye başladı :) Tamam, ben çok iyiyim, kendime iyi bakıyorum, sen de çok dikkat et kendine olur mu bitanem, dedi yine hızlı hızlı :)

- Oh çok iyi geldi sesini duymak, tamam hadi, işe dönmem lazım ama :) dedim,

- Tamam bitanem seni çok seviyorum, öpüyorum güzel gözlerinden, dedi :)

15 - 20 saniye kadar konuştuk, ama gerçekten güzümü çok güldürdü sesini duymak..

Derken, işle ilgili bir tesadüf oldu ve ben eve erken gittim hiç aklımda yokken :)

Sevgilime söylemedim eve geleceğimi, daire kapısının önünde aradım..

- Kusura bakma önceki aradığımda çok konuşamadım, hiç müsait değildim, dedim,

- Olsun bitanem önemli değil ki, onu mu düşündün, düşünme öyle dedi,

- Şimdi evde olmayı çok isterdim, dedim,

- Öyle deme bitanem, ben de isterdim ama canını sıkma dikkat et kendine, dedi :)

Bu arada ben zile bastım,

- Bir dakika bitanem kapı çalıyor, dedi,

- Delikten bakmadan açma, dedim :)

Tabi ben görünmüyorum bu arada :)

Açtı kapıyı, beni görünce çok şaşırdı tabi, hatta hala telefon kulağında,

- Ta taam, deyince

- Aaa sen mi geldin bitanem, dedi :) :)

Çok güzel vakit geçirdik, ne zamandır merak ettiğim fesleğenli makana sosundan yaptım :) Çok iyi diyemem ama fena değilmiş, gerçi bitanem yedi, önemli olan da oydu, ağır ilaçlar alıyor ama iyi yiyemiyordu, şimdi giderek iştahı artıyor..

Sonra ben de hafif bir baş ağrısı başladı, uzanayım dedim ama kalkamadım saatlerce :) Geceleri de derin uyuyamıyorum, arada kalkıp sevgilime bakıyorum, kanaması filan olmuş mu diye.

Hatta geçenlerde gece 3 civarıydı, kalktım yine bakmak için ama göremedim tam olarak karanlıkta, ben de telefonun ışığıyla bakayım dedim :) Uykuluyum da tabi hemen göremiyorum, telefonu gezdiriyorum suratında :) O da anlamadı, uyanmadı Allah'tan :)

Sonra kendi kendime "ne yapıyorum ben şimdi uyanacak nasıl korkacak!" dedim, hemen çektim telefonu :) Bazen sonradan akıl ediyorum böyle :)

İşte bu yüzden de yorgun olunca uzun uzun yattım ben ama bir yandan konuşmalara daldık.. Fırsat olsa da İstanbul'a gidebilsek, çok özledik herkesi dedik.. Bayram tatillerini filan hesapladık ama onlara kalırsa çok var tabi :)

Gece de erken uyuyalım dedik ama saat 11 civarında yatabildik.. Bu arada baktık "1 Kadın 1 Erkek" başlıyor, izlemeden olmaz tabi :) ama o da gece 1'e kadar sürdü. Sonra tam uyuyacakken, canım aşkım yine beni gıdıklamaya başladı, ben dayanamam hiç :)

"Yapma, etme" diye yakınırken, "Bi dakka ya ben de seni gıdıklarım o zaman" dedim :) Nedense daha önce gelmemiş hiç aklıma :) Gülme krizlerine soktum bitanemi :) Çatlayacaktı gülmekten :) Kin tutmuş gibi bırakmadım hiç :)

İşte çok şükür yine böyle yüzümüz gülerek daldık uykuya :)

Bu arada İstanbul'a gitmekten bahsetmişken, geçen bayramki gidişimizden fotoğraflar buldum..

Yorgun ve uykusuzuz, yüzümüz gözümüz şiş :) ve tabi diğeri de Yiğidomuz'la :)



Karmakarışık bir post oldu ama uzun zamandır böyle rahat rahat yazamayınca içimi dökmek istedim galiba :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder